Bu
olağan dışı ve benzersiz başarılardan haberiniz var mı?
Yıllardır hastalar araştırmacı
GÜVELOĞLU'nun özel bitki özleri formüllerini uygulayarak çok önemli
sorunlarından bilinçli bir şekilde iyileşiyorlar.Bunların başında kanser ve
lösemi türleri gelmektedir.
Bu sitede reklam değil, sağlık konusunda önemli bir duyuru
görevi yapıyoruz. Zira şu anda izlediğiniz bu web sitesi, belki sizin de ölümden
veya tedavi edilemeyen bir sağlık sorununuzdan kurtulmanızı sağlayacaktır. Bu
özel kişiyi ve başarıyı bilmenizde yarar vardır.
BİTKİSEL İLAÇ DENİLDİĞİNDE İLK AKLA GELEN BAŞARILI VE BAŞARILARINI DA BU KONUDA
KANITLAMIŞ TEK GÜVENLİ KİŞİ O' DUR
Güveloğlu olayını öğrenip, bu gerçeği incelediğinizde haklı olduğumuzu
görerek iyileşen binlerce insan gibi bize teşekkür edeceksiniz...
Herbalist Atabay Güveloğlu, 27 yıldan bu yana
yaptığı bilimsel ve teknik düzeyde çalışmalarının sonuçlarında elde ettiği
bitkisel ilaç reçeteleri ile bugün tedavisi yok bilinen yüzlerce önemli sağlık
sorununda
%50 lerden %100' lere kadar varan başarılar elde etmiştir. Bu başarısının
kanıtı, KANSER TÜRLERİ, LÖSEMİ (Şu anda kanser ve
lösemide abartısız ve ispata hazır, dünyanın en gelişmiş ve kalıcı tedavisini,
hastaya özel hazırladığı bitki özleri kokteylleri ile sağlamaktadır.)
sedef hastalığı, kalp damar hastalıkları, hepatit ve sirozlar gibi yüzlerce
çeşit hastalıklardan kurtulmasını sağladığı, adresi ve telefonları belli
binlerce mutlu insandır.Hayatı kurtulmuş kanserliler ve sedef hastalığı benzeri
"Ömür boyu geçmez" denilen hastalıklardan kurtulmuş binlerce mutlu insan...
Hepsi gerçek, hepsi mucize gibi tedavi sonuçları... Bilinçli bir şekilde
yıllarca yapılan çalışmaların sonucu olan özel bitkisel reçeteler, ilaçlar ve
bunlarla sağlanan benzersiz alternatif ilaç tedavileri...
İlaçla (MEDİKAL) tedavide
bu bir reformdur!
Bu gün, çağımızın öldürücü hastalığı olan kanser
türleri ve lösemi denilen kan kanseri türlerinin, klasik tıbbi ilaçlarla
tedavilerinde, radikal yani kalıcı, iyileştirici bir sonuç maalesef alınamıyor.
Klasik tedaviler bazı tür ve vakalarda hastanın ömrünü uzatsa da ortadan
kaldıramıyor. Gücünü bitkilerden alan alternatif tedaviler bilinçli
uygulandığında kanser türlerinde tedavi başarı oranı daha fazla oluyor.
Türkiye'de bitkisel alternatif
ilaç uygulaması yapanların başında gelen Herbalist Atabay Güveloğlu' nun
yıllardır özel deneyim ve çalışmaları sonucunda ortaya çıkardığı bitki özleri
kokteylleri ise, klasik tedavilerle uygulandığında bu öldürücü hastalıklar,
yüksek bir başarı oranı ile, hücre bazında ortadan kalkarak %50 lerden %100 lere
kadar varan başarı oranları ile tedavi sağlayabilmektedir. Özellikle 22
yıldan bu yana binlerce iyileşmiş insan örneği mevcuttur.Bu tedavilerde
Herbalist Atabay Güveloğlu, kanser, lösemi ve pek çok bağışıklık sistemi
bozukluğu hastalıklarında İMMÜNOLOJİK ETKİLİ bitki özleri
kullandırmaktadır.1982 den bu yana uygulattığı bu başarılı tedavilerinin
ana unsuru ve asıl etki şekli budur.Yani vücudun savunma sistemini ayağa
kaldırarak o hastalığı yenmesini sağlatmaktadır. Bu gün yeni tıbbın, (2007)
önemli ve öldürücü hastalıkların radikal tedavilerinde gelip dayandığı son
nokta da zaten budur... İnsan yaratılırken, ona gelecek bütün hastalıklara karşı
savunma mekanizması da verilmiştir vücuduna.Yaratan ne doktora güvenmiştir, ne
eczacıya, ne de lokman hekimlere. Öncelikle vücudun kendi savunmasını kendisine
vermiştir yaratırken. Bizlerin yaptığı, olağan dışı hastalıklarda, vücudun
bu savaşına takviye olarak dıştan destek vermektir.Bu destek maddelerinin tümünü
de yine yaratan bitkilerin içerisinde vermiştir.İnsan oğluna düşen görev ise bu
şifaları araştırıp bularak insanlık aleminin emrine sunmaktır...İşte Herbalist
Atabay Güveloğlu, uzun yıllardan bu yapa yaptığı bilimsel çalışmalarla bu
başarıyı büyük oranda elde etmiş bir araştırmacıdır.İnsanlarımızın alternatif
ilaçlarda güvendiği, şifa için başvurduğu en emin ve önemli bir
kapıdır...Sağlıklar dileğimizle tanıtmaya çalışıyoruz.
GÜNDE ORTALAMA 100 HASTA İNSAN GÜVELOĞLU'NUN İLAÇLARI İLE
ŞİFAYA
KAVUŞUYOR
(Tempo Dergisi'nin haberi için tıklayınız)
HER GÜN ONLARCA MİNNETTARLIK MEKTUBU VE TELEFONU ALMAKTADIR..İŞTE BEYİN
TÜMÖRÜNDEN KURTULAN HASTANIN GÜVELOĞLU'NA YAZMIŞ OLDUĞU MİNNET DOLU BİR MEKTUP...
----- Original Message -----
Merhaba sevgili hocam.
Ben de sızın hastalarınızdandım...O haberi ilk aldığımda her şeye küsmüş hayatla
bağlarımı koparmıştım...Çözum olmayacağını düşünüp ölüme biraz daha yaklaşmıştım
ama her şey sizi TV de görmemle değişti, umuda kapılmıştım...ve o umut beni size
getirdi .... Şimdi sizin sayenizde hayata yeniden merhaba dedim.Bir gün tekrar
yanınıza gelmek istiyorum ama bu sefer hastalığım için değil size teşekkür ve
minnettarlığımı sunmak için....
İŞTE AŞAĞIDA GELEN BİR BAŞKA E-MAİL:
HERBALİST ATABAY GÜVELOĞLU'NUN ÖZEL
BİTKİSEL
İLAÇLARI İLE HAYATI KURTULAN
BİR HASTANIN YAKINININ YAZDIĞI TEŞEKKÜR
MEKTUBUNU
VERİYORUZ. GÜVELOĞLUNUN
OLUMLU BAKTIĞI UMUT GÖRDÜĞÜ HER KANSER
HASTASININ
ORTALAMA %70 İNDE OLUMLU
SONUÇLAR ALINMAKTADIR. BU KANSERDE
DÜNYANIN EN YÜKSEK İYİLEŞME
ORANIDIR.
-----
Original Message -----
From:
G YILDIRIM
To:
bilgi@atabayguveloglu.com
Sent:
Monday, February 18, 2008 3:44 PM
Subject:
MUCİZEVİ İYİLEŞME ÖYKÜSÜ
(...) MUCİZEVİ İYİLEŞME ÖYKÜSÜ:
NUR
HANIM 32 YAŞINDA VE 2 ÇOCUK ANNESİ.
ANKARA’DA
YAŞIYORLAR.
NUR HANIMA
TAM BİR SENE ÖNCE REKTUM KANSERİ TEŞHİSİ KONULDU. YAPILAN MUAYENE VE TETKİKLER
SONUCUNDA TÜMÖRÜN ÇOK İLERLEMİŞ OLDUĞU,FİKSE TÜMÖR OLDUĞU,BU DURUMDA AMELİYAT
EDİLEMEYECEĞİ SÖYLENDİ.
DOKTORLARIN
İSTEĞİ DOĞRULTUSUNDA HEMEN KEMOTERAPİ VE RADYOTERAPİYE BAŞLANDI. 2 AY SONRA
AMELİYATA ALINDI. SONUÇ ÇOK KÖTÜYDÜ. TÜMÖR PELVİS BÖLGESİNİ TAMAMEN
DOLDURMUŞ,KEMİĞE VE KARIN DUVARINA TUTUNMUŞ,YAKLAŞIK 10 CM. ÇAPINDAYDI. YAKIN
METASTAZ VARDI. VE MAALESEF TÜMÖR ALINAMAMIŞTI.
AMELİYATTA
SADECE KOLOSTOMİ YAPILMIŞTI.
DOKTORLAR
ARTIK YAPILABİLECEK FAZLA BİR ŞEY OLMADIĞINI, TÜMÖRÜN ‘TAŞLI YÜZÜK HÜCRELİ’
OLDUĞUNU , BU TÜMÖRE KEMOTERAPİ VE RADYOTERAPİNİN HİÇ BİR ETKİSİ OLMADIĞINI VE
HASTANIN EN FAZLA 1-1.5 SENE ÖMRÜ KALDIĞINI SÖYLEDİLER.
AİLESİ UMUDUNU HİÇ YİTİRMEDİ. ALLAH DERMANSIZ DERT VERMEZ DİYEREK HEMEN
ARAŞTIRMALARA BAŞLADI VE ÇAĞIMIZIN LOKMAN HEKİMİ ATABAY GÜVELOĞLU’NA ULAŞTI.
KENDİSİYLE TELEFONDA GÖRÜŞEREK DURUM ANLATILDI.
HEMEN
TEDAVİYE BAŞLANDI.
HASTANIN
DURUMU ÇOK İYİYE GİDİYORDU.
7
AY SONUNDA YAPILAN İNCELEMELERDE VE DOKTOR MUAYENESİNDE TÜMÖRÜN KÜÇÜLMÜŞ
OLDUĞU,KEMİKTEN VE KARIN DUVARINDAN KURTULDUĞU VE TEKRAR AMELİYAT ŞANSININ
OLDUĞU SÖYLENDİ.
7 AYDA
TÜMÖR 10 CM. DEN 3.5 CM. E KADAR KÜÇÜLMÜŞTÜ.
31 OCAK 2008’DE NUR HANIM TEKRAR AMELİYAT OLDU VE TÜMÖR ALINDI.
YENİ SON
PATOLOJİ RAPORUNA GÖRE İSE, VÜCUTTA KANSER TAMAMEN BİTMİŞTİ.
İNSANLARI BİLGİSİ İLE
ÖLÜMLERDEN KURTARAN HERBALİST ATABAY GÜVELOĞLU NA, İYİLEŞTİRDİĞİ BİNLERCE İNSAN
GİBİ BİZ DE TÜM AİLE OLARAK MİNNETTARIZ...
BAŞINDAN BU YANA İLGİLENEN YAKINI GÖKŞEN HANIMIN TELEFONU: 0505 240 27 96 DIR.
KANSER VE LÖSEMİ TEDAVİLERİNDEKİ BAŞARIM, A.B.D DAHİL, TÜM DÜNYA ÜLKELERİNDEN ÇOK DAHA İLERİDİR..BU
İLAÇLARIN
TÜM DÜNYA İNSANLARINA SUNULMASI GEREKLİDİR. DEVLETİMİZ BU KONUYA EL ATMALIDIR.BU
BİR İNSANLIK GÖREVİDİR.DEVLET ÇIKARIDIR.
Herbalist Atabay Güveloğlu bu konuda diyor ki:
"Remisyondaki (Kemoterapi ile
geçici bir iyileşme dönemine girmiş) tüm lösemili
hastalar, verdiğim bitki özleri ile tamamen kurtuldular.1985 den bu yana
yüzlerce çocuk, büyük, bayan, bay lösemili insanlar, Klasik tıpta başarı oranı sadece
%1 olan bu öldürücü hastalığı özel hazırladığım bitki özleri kokteyllerini
kullanarak yendiler ve hayata döndüler. Özel bitki özlerim beyin ile kemik iliği
arasındaki bozulmuş koordineyi tekrar sağlayarak kemik iliğinin sağlıklı
insanlarda olduğu gibi normal kan üretimine geçmesini temin etmektedir.Kalıcı
tedavi sağlamaktadır.
Lösemilerdeki başarım %90 lardadır.Dünyadaki tüm bilim adamlarını davet
ediyorum. Bunu, bir grup lösemi hastalarını tarafsız bir bilim kurulu önünde poliklinik
uygulamalarla tamamen iyileştirerek ispat edeceğim. Bu özel bir çalışmamdır, başarımdır
ve insanlık görevimdir.
Ayrıca Akciğer kanseri, mesane kanseri, prostat kanseri, kolon kanseri ve rektum kanserlerinde, lenfomalarda ve dil kanserlerinde uygulattığım bitki özleri kokteyllerim sorunu
6-9 ayda %90 başarı oranı ile ameliyatsız ve kemoterapisiz olarak ortadan
kaldırmaktadır.
Benim bu 30 yıla yaklaşan çalışmam ve
başarımın devlet eli ile ayrı bir hastane veya birimde Türk ve dünya hastalarına
uygulatılmış olması, hem insanlık adına benzersiz bir sağlık girişimi olacak, hem de
bir sağlık turizmi yaratılarak %100 ü doğal kaynaklarımızdan karşılanacak
ilaçlarla ve dünya hastalarının devletimizin resmi tedavi merkezlerine kabulü ile hazinemize
çok büyük miktarlarda döviz akacaktır.Bundan dolayı devletimizden ben şahsım
adına asla tek kuruş para talep etmiyorum."
KÜBA KADAR OLAMIYORUZ...
01-01-2009 Tarihli Akşam gazetesinden bir haber...
Aşağıda veriyorum:
Sadece sedef ve saçkıranla bile Küba'da bir
devlet hastanesi her gün sağlık turizminden milyon dolarlar kazanıyor.Biz niçin
yapmıyoruz bu girişimi ve merkezi.
Oysa öyle iki tür basit hastalığı değil,100 den fazla öldürücü ve çaresiz
hastalıkta, buluşum olan özel bitki özleri formüllü ilaçlarımla yüksek başarı
oranı ile tedaviler
sağlıyorum.Bunu binlerce insanı kurtararak kanıtladım.Devletimiz bu konuya
eğilmezse ve açmazsa, ben şahsen K.Kıbrıs veya Azerbaycan'da böyle bir merkez
açacağım..."
______________________________________
İŞTE HERBALİST ATABAY GÜVELOĞLU'NA SON GELEN
TEŞEKKÜR MAİLLERİNDEN
BİRİSİ AŞAĞIDA:
-----
Original Message -----
Sent: Friday, December 12,
2008 10:32 PM
Sevgili Atabay Güveloğlu,
Kardeşimi sizin bana gönderdiğiniz bitki özleri sayesinde hayata döndürdük..
Sizi çok aradım o günlerde biliyorsunuz..Bana ver o özlerden korkma iyi gelecek
diyerek cesaret verdiniz.Tıp kardeşim için dakikaları var demişti oysa. 15
GÜNLÜK KULLANIM SONUCU SONUÇLAR KENDİNİ GÖSTERDİ. TEŞEKKÜRLER..
Kardeşim sizinle tanışmak istiyor. Tedavisi nisanda bitti ve şu anda remisyon
döneminde..başka tıbbi
tedavi önerilmedi. ilaçlardan kullandık..üzerinde dr. elif yazan 3 lü
kombinasyon ve meyan kökü çok iyi geldi bize. ama şu sıra kanı 11.6 ve
trombositi 158000 .. biraz halsizlik var. kansızlık için ne önerirsiniz?
Trombosite kapari bitkisi iyi gelir mi? Kan değerlerini toparlamak için ne
yapmalıyım? Bağışıklık iyi şuanda. Ne zaman İstanbulda olursunuz, sizi misafir
etmek isteriz..Allah sizden razı olsun..Beni çok arayan oluyor, fakat tele
ulaşamıyorlar, buna bir çözüm bulsanız diyorum.
SEVGİLER.RABBİM İKİ CİHANDA DA İŞLERİNİZİ AYDINLIK EYLESİN...
Ulaşmak isterseniz gsm: 0535 709 46 73
AKCİĞER KANSERİNDEN ATABAY GÜVELOĞLU 3 YIL ÖNCE
AŞAĞIDAKİ BU HASTANIN DA HAYATINI KURTARDI
----- Original Message -----
From: Dursun Aydın
To: 'Atabay Güveloğlu'
Sent: Tuesday, November 28, 2006 1:31 PM
Subject: RE: Akciğer Kanseri
Atabay Bey Merhaba,
Babam sizin hastanızdı, umarım hatırlarsınız. 3. iki aylık yani 6 aylık
tedavisini tamamladı. 2-3 günlük ilaçları kaldı. Akciğer kanseri idi. Şu an
durumu gayet iyi ama sanırım daha önce ameliyat olduğundan dolayı çabuk
yoruluyor. Tümör ilaçlarınızla kaybolmuş. Kilo aldı göbeği bile çıktı, kendisini eskisinden
daha sağlıklı hissettiğini söylüyor. Hocam bizim bundan sonra yapmamız gereken
nedir, nelere dikkat etmemiz gerekir. Bilgi verirseniz sevinirim. Bu arada
tavsiye ettiğim ve sizin ilaçlarınızı kullandıkları arkadaşımın kayınvalidesinin
karaciğerindeki kitle de iki ayda bayağı küçülmüş, doktoru bile şaşırmışlar.
Not: Ameliyat sonucunda iyileşeceğine lenf bezlerine de bulaşma olmuştu.
Hocam çalışmalarınızda başarılar
dilerim,Allah razı olsun, teşekkür ederiz
Telefonu: 0532 331 22 43
Oğlu Dursun AYDIN
A.B.D. DEN GELEN BİR MEKTUBU AŞAĞIDA
VERİYORUZ:
----- Original Message
-----
Sent:
Monday, November 24, 2008 7:24 AM
Subject:
oncelikle selam eder ellerinden öperim
Selam Atabay bey sizin bu güzel
hizmetlerinizi internetten öğrendim. su an Americada bulunmaktayım burada 7
yıldır çalışmaktaydım 40 yasındayım 3 ay once kan kanserine yakalandım.
burada büyük bir hastanede yani new jersey de bir hastanede
tedavi görüyorum . yani kemoterapi almaktayım.(kan kanseri AML)
diyorlar bütün ailem Turkiye'de kimseye bir şey söylemedim üzülmesinler
diye size telefonda ulaşmaya çalıştım fakat düşüremedim.içimde bir his var,
beni siz kurtaracaksınız inşallah. Benim vücudumu kemoterapilerle
kullanıyorlar, değişen bir şey yok. simdi bana, yanıt vermedi, ilik nakli
olacaksın diyorlar benim için donar arıyorlar. BEN doğanın derinliklerinde
saklı olan şifalara oldum olası inanmaktayım.Sizin bu gücü aklı ile
yakalamış bir insan olduğunuzu öğrendim ve önce Allah'a, sonra size
güveniyorum. Kemoterapilerle organlarımı ve hayatımı kaybetmek istemiyorum
ne olursun BEY EFENDİ senin ayaklarını öpeyim
çoluk çocuğumun hatırına ALLAHIN ASKINA BENİM AKAN GÖZYAŞLARIMIN
ASKINA,SENİN KAPINDA KÖLE OLAYIM ALLAH SANA UZUN OMUR VERSİN BENİ
KURTAR. 4 ay öncesine kadar gayet sağlıklı bir insandım, birden hasta oldum
bunlar ALLAHTAN bana yardımcı olur musun lütfen, eğer bana yol
gösterirseniz çok sevinirim ben bunları ağlayarak yazıyorum size. Ne
yapacağımı sasırdım çalışamıyorum da hastaneye iki günde bir gidip kan
alıyorlar (BEN ARTIK HASTANE DEĞİL DE MAFYA DİYORUM BUNLARA) NE OLURSUNUZ
BANA BİR CEVAP YAZAR MISINIZ.Eğer bana bir cevap yazarsanız çok umutlanır ve
sevinirim.
SAYGILARIMLA İSMAİL SÖKMEN
iŞTE AŞAĞIDA GÜVELOĞLU' NUN ÖLÜMDEN KURTARDIĞI GENÇ BİR
İNSAN SON ÖRNEKLERDEN...
Adı:Begüm Çeliker: 18 yaşında
bir genç kız.
Telefonları: 0535 986 00
04
Bu güne kadar
tıp tarihinde kurtulan tek bir insanın olmadığı bir kanser türüne yakalanmış:
NON HODGKİN LENFOMA...
Klasik tıbbi tedavilerden elbette olumlu sonuç alınmadığı için her gün ölüme
yaklaşmış.Teyzesi Sevil hanım, Herbalist Atabay Güveloğlu'nun ününü duyarak
başvurdu ve her hastaya ayrı ve özel hazırladığı bitki özleri kokteyllerini
kullandırmaya başladılar.6 ayda doktor raporları ile sabit şekilde bu sorundan da ölümden de Herbalist
Atabay Güveloğlu' nun özel bitki özü ilaçları ile tamamen kurtuldu...
DOKTOR HANIMIN BABASINI DA MİDE
KANSERİNDEN
ATABAY GÜVELOĞLU ÖZEL İLAÇLARI İLE KURTARDI
Antalya' da görev yapan Doktor Mediha Kara' nın 70 yaşındaki babası 2005
yılında hastalandı. Yapılan tetkikler sonucunda taşlı yüzük hücreli karsinom
olan MİDE KANSERİ olduğu görüldü. Ameliyatla midenin bir kısmı alındı ve
onkologlar "Acil kemoterapi uygulanacak, yoksa kanser hücreleri yayılarak
hastayı öldürür" dediler.İkisi de bilinçli birer doktor olan Mediha Kara
ve eşi, babalarının yaşını da göz önüne alarak kemoterapi hiç
yaptırmadılar ve ününü duydukları Herbalist Atabay Güveloğlu'na
başvurarak özel bitkisel ilaçlarını istediler.İkişer aylık dönemler halinde 4 ay
bu bitki özlerini babalarına kullandırdılar. Hasta her gün geçtikçe iyileşti ve
vücudu hücre bazında kanserden tamamen temizlendi.Hayatı kurtuldu.Şu anda çok
sağlıklı olarak yaşıyor.
Doktor Mediha hanımın cep telefonu: 0505 584 33 07 dir.
Bu şekilde Güveloğlu kanser tedavisindeki iddiasını bir kez daha
kanıtlamış oldu.
ÖRNEK BİR BARSAK KANSERİ İYİLEŞMESİ DAHA:
Adı Bedrettin Gülşen- Makine mühendisi.50 yaşında.
İzmir/Ödemiş'te kalıyor.Belediyeden emekli.
Telefonu: 0554 314 14 71
Bedrettin bey 1993 de kolon kanseri adenokarsinom tümöründen ameliyat oldu.Ama KT
görmesine rağmen nüksetmişti.Bu çaresizlik içinde iken 1994 de Herbalist
Atabay Güveloğlu'nu duyarak ilaçlarından istedi ve üçer aylık iki dönem yani
6 ay bu bitki özlerini damlalar halinde kullandı.Kanser hücre ve kitle
bazında temizlendiği için 15 yıldan bu yana hiç bir sağlık sorunu olmadan
yaşıyor.
12 YIL ÖNCE LÖSEMİDEN KURTARDIĞIMIZ BİR
İNSAN
Adı İsmail Balban- 36 yaşında.Uşak'ta esnaf-Denizli -Çivril doğumlu.
İsmail bey 1994 de ağır şekilde hastalanmış ve Ege Ün.Tıp Fak.Hast. KLL LÖSEMİ
tanısı konularak kemoterapilere geçilmiş.Ancak her lösemi hastasında olduğu gibi
üç ay kadar süren geçici iyileşmelerin sonunda nüks ettiği için artık kemoterapi
bile yapılamaz duruma gelmiş.Ünlü Herbalist Atabay Güveloğlu'nu duyarak 1996
yılında başvurdu.Üçer aylık üç dönem uyguladığı bu özel bitki özleri ilaçlarla
tamamen kurtuldu bu öldürücü hastalıktan ve 12 yıldan bu yana sağlıklı yaşıyor.
KAPOSİ SARKOMU KANSERDEN VE HIV DEN KURTULUYOR...(Aşağıda)
----- Original Message -----
Sent: Tuesday, October 28, 2008 1:01 PM
Merhaba hocam şunu söylemek istiyorum bu verdiğiniz bitkisel
kokteyllerle çok çok iyiyim çünkü 3 ay öncesine kadar durumum kotuyken gayet
iyiyim. Ben aslında bu hastalığa yurt dışında yakalandım.6 aylık bir kür
daha almak istiyorum.Şuan Türkiye' deyim acaba ilerde bu ilaçlardan sipariş
vermek istediğimde yurt dışına gönderme kargo ıle gönderme oluyor mu
bilgilendirirseniz seviniri Selam ve saygılar.
SARA (EPİLEPSİ) DÜNYANIN EN ZOR HASTALIĞIDIR.AMA
GÜVELOĞLU EPİLEPSİNİN BAZI TÜRLERİNİ ÖZEL HAZIRLADIĞI BİTKİ ÖZLERİ İLE TEDAVİ
EDEBİLİYOR...
İşte aşağıda
bir gurbetçi vatandaşın teşekkür mektubu...
----- Original Message -----
Sent: Friday, December 05, 2008 5:39 PM
Subject: Minnettarız
Sayin Atabay Güveloglu,
Size ne kadar teşekkür etsek azdır..Oğlumuzun Sara (Epilepsi)
Hastalığı, sizin önerdiğiniz tedavi ile aynen bize anlattığınız doğrultuda
geçti gitti..İyi ki siz varsınız..Bu konudaki deneyimlerinizi ve
başarınızı elbette ki diğer hastalara anlatma gereğini, zorunluluğunu
hissediyoruz.Ve bu doğrultuda sizi Almanya`da ki tüm hastalara tavsiye
edip,mutlaka Sizlerin önerilerini dikkate almalarını önemle söylüyoruz..Bu
konuda ayrıntılı olarak Size döneceğiz.. Sonsuz teşekkürler..Sağ
olun...Var olun!..Ailece minnettarlığımızı ve en derin saygılarımızı
sunuyoruz...
SEDEF HASTALIĞINI ÖZEL
BİTKİSEL İLAÇLARI İLE TAMAMEN ORTADAN KALDIRIYOR.
----- Original Message -----
From:
Aysun COLAK
To:
atabay güveloğlu
Sent:
Thursday, October 25, 2007 11:46 AM
Subject:
SEDEF TEDAVİM İÇİN TEŞEKKÜR
İyi
Çalışmalar Atabay Bey;
14 Haziran 2007 tarihinden bu yana Sedef ilaçlarınızı kullanıyorum. Size
yazmak için inanın üç buçuk aydır sabırsızlıkla bekledim.
10 yıldır Sedef hastasıyım. Kullandığım merhem türü ilaçlar o anda
geçiriyordu, fakat bıraktığımda tekrar çıkıyordu.
İnternette sedefle ilgili sitelerinizi inceledim, yazılarınızı
okudum,hastalarla irtibat kurdum, iyileşme umuduyla ilaçlarınızı kullanmaya
başladım. İkinci ayın sonunda iyileşmeye başladı pürüzsüzleşti tamamen yok
oldu.
Atabay Bey; size ve tüm çalışanlarınıza sonsuz kere teşekkür ediyorum..
Mailimin sitenizde yayınlanmasını rica ediyorum.
Her şey gönlünüzce olsun. Telefonum 0542 256 46 64
Aysun Çolak - Çankaya- Ankara
From:
Selma COŞKUN
To:
tedavi@herbalistatabay.com
Sent:
Saturday, August 16, 2008 9:10 AM
Subject:
Tedavi etmiş olduğunuz hastanız için teşekkür mektubu
Sirozdan
kurtuluşumun öyküsü
1958
doğumluyum. 1.5 sene önce rahatsızlandım. Hastaneye gitmem sonucu siroz
teşhisi konuldu. Cerrahpaşa Hastanesine gittim. Oradan çapa Tıp fakültesine
gittim ve daha birçok hastaneye gittim.Hastalığımın ilerlemiş olmasından dolayı
bir şey yapılamayacağı söylendi ilaç ve tedavi olamayacağından dolayı tekrar
evime döndüm. Ümidimi kesmiş durumda iken İnternetten araştırmaya yaparken
Siz Sayın Atabay Güveloğlu’ nun bitkisel tedaviler sonucu hastalıkları
iyileştirdiğini öğrendim.
Siz Güveloğlu’
nun merkezinize giderek durumumu açıkladım. Verdiğiniz bitkisel ilaçlar
sonucu iyileştim. Hastalığımdan hiçbir eser kalmadı işime tekrar döndüm
Çok mutluyum
ve sağlıklı olarak yaşamıma devam ediyorum.
HER ŞEY
İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ ATABAY BEY.. SAYGILARIMLA.
MEHMET ÖZER
FELÇTEN KURTULUYOR
----- Original Message -----
Sent: Wednesday, August 27,
2008 3:13 PM
Subject: FELÇ TEDAVİSİ İÇİN
TEŞEKKÜRLER
Öncelikle size
teşekkürlerimi sunuyorum.Annem sizin ilaçlarınız ile felç tedavisi görüyor.Ve
çokkkkkk memnunuz.
Sizden yeni ilaçları
rica ediyorum ve sabırsızlıkla da bekliyorum.
Bu 3 aylık dönemde,
annemin bilincinde bariz bir şekilde düzelme var.Konuşma çok
düzeldi.Konuşmaya başlamıştı ama, tek tek kelime kelime konuşuyordu.Bu sefer
cümle kurmaya başladı.Gayet iyi anlaşabiliyoruz sayenizde.Sonra vücuduna ve
kendine bir dinçlik geldi.Çok sağlıklı görünüyor, çok şükür.Ayrıca, annemin
saçları kar beyazı idi.İnanır mısınız şimdi dipten siyah saç geliyor ve
saçları şu anda meçli gibi oldu.Ve saçları gürleşti.Çok enteresan.Görenler
şaşırıyor.
Sağ
tarafı felç annemin, felçli tarafının görüntüsü çok değişti.Eskiden
baktığınızda felçli olduğu belli olurdu.Şimdi bariz bir şekilde düzelme
var.Söylemesek felçli olduğu anlaşılmıyor.Kolu , bacağı normale
döndü.Felçli tarafında damarlar bariz bir şekilde görünmeye başladı.Sanki
felç olduğunda damarlar çekilmiş gibiydi.Hiç görünmüyor ve belli
olmuyordu.Bu bizim için çok önemli bir gelişme.annem kalpten beyne, pıhtı
atması nedeniyle felç olmuştu.şu anda 65 yaşında.Annemin ismi Havva
Han.Kayıtlarınızdan da görebilirsiniz. Aşağıdaki yazıları okursanız,
sizinle tedaviye başladığımızın en başından beri olan gelişmeleri de
görebilirsiniz(...)
Allah sizden razı
olsun.Her şey gönlünüzce olsun.
Hülya Demirci
----- Original Message -----
Sent: Monday, April 07, 2008 10:22
PM
Subject: Göğüs kanseri vakası
Sizle iletişime geçmemi,
daha önce akciğer kanseri olup sizin ilaçlarınızla sağlığına kavuşan
Muhsin Aydının oğlu Dursun Aydın tavsiye etti.
Teyzem 3 gün evvel göğsünde
fark ettiği tümör sebebiyle doktora müracaat etti. Bu gün ameliyat oldu ve
4-5 cm boyutlarında olduğu belirtilen tümörün kötü huylu olduğunun
anlaşılması üzerinde göğsün tamamı ve 50 ad. lenf bezinden 15 tanesi
alındı. Lenf bezlerinin alınmasının sebebi, kanserin lenf bezlerine
sıçrayıp sıçramadığını tespit edip ona göre uygulanacak tedaviye karar
verilecekmiş. Lenf bezleriyle ilgili patoloji sonucunun 3 gün içersinde
verileceğini söylediler.
Doktor, hastalığın erken
teşhis edildiğini tedavinin olumlu sonuç verme ihtimalinin yüksek olduğunu
belirtti.
Daha önce anne annem de
aynı hastalıktan vefat etmişti.
Sizden ricam bu hastalıkla
mücadelede biz bir yol haritası çizmeniz. Kematorapinin insanı ne kadar
yıprattığını, daha evvel anne annemin tedavisinden biliyorum. Dursun
Aydının babası sizin tavsiyeleriniz ve hazırladığınız reçetelerle
sağlığına kavuştu ve şu anda kanserden tamamen kurtulduğunu ve artık
tedavi olmadığını biliyorum üstelik fazla kemotorapi almadan.
Lütfen bize yardımcı olun.
Sizin tavsiyeleriniz benim için çok önemli. Lütfen mümkün olduğunca hızlı
yanıt verin.
----- Original Message -----
Sent: Tuesday, August 05, 2008 2:36 PM
Hocam merhaba sayfanızı gezerken size bir kaç satır yazamadan
duramadım ve bu mektubumu sitenize eklerseniz sevinirim.Benim annemin zor bir
rahatsızlığı vardı ve annemi gezdirmediğiz hastane kalmadı.Anneme ruhsaldan
tutun böbrekten kadın hastalığına kadar ve en son
koydukları teşhis de kanserdi. Ve annem bu tedavilerin hepsinin ilaçlarını
kullandı.İyilişmedi. En son Kayseri Tıp Fakültesi anjo ödem rahatsızlını tespit
eti ama ne yazık ki bunun da tedavisi yokmuş.. Neyse lafı fazla uzatmayım,
çektiğimiz anlatmakla bitmez. Kayseri Tıp Fakültesinde artık bizim yapacak bir
şeyimiz kalmadı deyip anneme, bu sorun sinirsel deyip uyku ilaçları yüklemeye
başladılar.Ben o sıra siz Atabay beyin yaptığı bitkisel ilaç tedavilerinin
başarılarını duydum ve annemi hastaneden çıkarıp randevu alarak size
getirdim.Bitkisel ilaçlarınızı 6 ay kullandık. Şimdi annem 2 senedir hastaneye
gitmiyor. Sağlığı siz Atabay Güveloğlu sayesinde kurtuldu.Annemin
sağlıklı oluşunu size borçluyuz ve borcumuzu hiç ödeyemeyiz. Allah
sizden razı olsun sizin gibi insanlar hiç eksilmesin ki dünya kötü insanlara
kalmasın.Saygılarımla iyi çalışmalar ve başarılarınızın devamını Allah'tan
dilerim, hocam. Durdane Cirit
ÇARESİ OLMAYAN, DAHA ÖNCE BENZERİNİ İYİLEŞTİRMEDİĞİ
HASTALIKLARA
ASLA BİTKİSEL İLAÇ VERMEZ..
İşte bir hasta yakınının mektubu ve Güveloğlu'nun
yanıtı:
----- Original Message -----
Sent: Saturday, March 22, 2008 8:31 PM
Subject: diabet (Şeker hastalığı)
5,5 yaşındaki oğlum 3 yıldır tip 1 diabet.
daha önce Ömer Coşkun' un sözde ilaçlarını
kullandık.Hiç fayda göremedik.Siz daha önce bu tip bir hasta tedavi ettiniz mi?
Varsa örnek verebilir misiniz? İlaçların yan etkisi var mı? Nasıl temin ederiz.
Cevaplarsanız sevinirim.
Güveloğlu'nun yanıtı:
Merhaba Sayın Gönül,
Geçmiş olsun.Üzgünüm.Diyabet bir metabolitik
hastalık değildir.Beyinle pankreas arasındaki bir koordine bozukluğu,
elektriksel bir spazmdır.Bu nedenle ilaçla tamamen ortadan kaldırmak, özellikle
Tip-1 aşamasında asla mümkün değildir.Yaşamı boyunca insülin ayarlaması şeklinde
yaşamını sürdürmek zorundadır hastanız.Zaman ne gösterir bilemeyiz.Belki ileride
tıp bilimi bunu da çözer.
Ayrıca, şifa amaçlı başvurduğunuz ve dolandırıldığınız Ömer coşkun doktorluktan
atılmış ve bu konuyu bilmediği halde herkese bir çay vererek para toplayan
profesyonel bir sahtekardır.Bana her gün Ömer Coşkun tarafından dolandırılmış
onlarca hastanın şikayeti gelmektedir. Bakın size de tedavisi imkansız bir sorun
için sözde ilaç vermiş ve para alarak dolandırmış.Şikayetçi olunuz.Adnan Akar ve
çetesi gibi, Dağıstanlı Recep gibi sahte herbalistler, dolandırıcılar maalesef
hastaları alenen kandırıyorlar.Asla itibar etmeyiniz.Bazı sorunların çaresi
yoktur, kaderci olmak, pozitif bilimin danışmanlığını almak gerek. Çocuğunuzun
tedavisi sürekli doktor kontrolü gerektirir. İnsülinle 50 yıl bile yaşayanlar vardır.
Yardımcı olamadığım için üzgünüm.Saygılar.
Herbalist Atabay Güveloğlu
Güveloğlu bir teorisyendir,
araştırmacı Herbalist'tir.
Kanser, lösemi, hepatitler ve karaciğer sirozu, kalp-damar
hastalıkları, epilepsi, sedef hastalığı, vitiligo gibi çok yönlü hastalıklarda
yine çok yönlü etkileri olan tıbbi bitki özlerini kokteyllere ve reçetelere
dönüştürerek, ne kadar dozlarda, ne kadar sürelerde ve ne şekilde
kullanılacağını, belirleyip, dünyada ilk kez başarılı bir sisteme bağlamış ve
tam olumlu radikal sonuçlar alarak bitkisel ilaçla tedavide bir sağlık reformu
ortaya çıkarmıştır. Bu reçeteler bu güne kadar hiç bir kitapta yayınlanmamış
yeni buluşlardır. Tamamen kendi çalışmaları sonucunda ortaya çıkardığı bitkisel
kaynaklı ekstrelerden oluşan alternatif ilaç formülleridir. Hastalıkların oluşum
nedenleri ve organların işlevleri hakkındaki görüş ve teorileri pek çok doktor
ve bilim adamı tarafından kabul edilmiştir.
Bu başarı ve teorileri abartısız, yeni, çağdaş
bir İbn-i Sina olayıdır. Bu yepyeni radikal reçeteler, uluslararası ilaç
firmalarına ve araştırma kurumlarına sunulmuştur. Gerekli araştırma süreci
sonucunda bu formüller temel alınıp, daha da geliştirilerek yakın gelecekte tüm
dünyada uygulanacaktır. Bir Türk olarak buna inanıyor ve gurur duyuyoruz.
İNSANLARIN HERHANGİ BİR KONUDA HAYIR DUASINI ALMAK
KADAR MUTLULUK VERİCİ BİR ŞEY OLABİLİR Mİ? (Bir mail aşağıda)
Sent: Monday, December 15, 2008
11:18 PM
Subject: RE: Merhaba ben
İzmit'ten öğretmen Mustafa Aktaş eşim için..ALLAH RAZI OLSUN DİYORUZ..
SN. ATABAY BEY ALLAH RAZI OLSUN...EŞİMLE
BİRLİKTE BU GECE VE HEP SİZE HER ZAMAN DUA EDECEĞİZ BUNU YÜREĞİMİZLE
İNANIN....ALLAH NE MURADINIZ VARSA VERSİN..ÇOK TŞK.EDERİZ..
SELAM VE DUA İLE ALLAH BİLGİNİZİ VE BAŞARINIZ ARTIRSIN İNŞALLAH..

HERBALİZM NEDİR?
Herbalizm, şifalı bitkilerin, bitki özlerinin,
sebze ve meyvelerin ve bunların ekstrelerinin, hastalıklardan korunma ve
hastalıkların tedavisinde bir sistem içinde bilinçli şekilde kullanılması için
yapılan çalışmaların bilimidir.Bu bilime sahip kişilere de HERBALİST
denilmektedir.Atabay Güveloğlu, başarılarını kanıtlamış ve ünü dünyaya yayılmış
bir herbalisttir.
İYİLEŞEMİYORSANIZ TAMAMEN ÇARESİZ DEĞİLSİNİZ!
Yakınlarınıza veya size çaresiz bir hastalığın tanısı konulmuş ise paniğe
kapılmayınız. Öncelikle bu sağlık sorununu ve ciddiyetle kabulleniniz. Dünyanın
en cesur insanı bile hastalıktan korkmalıdır. Zira kafa gücü de kas gücü de
sağlıkla çalışır. Tüm dünyevi zevkler ve ibadetler de sağlıkla olur. Bu nedenle,
hastalığınızı kabullenerek, bu sorundan en iyi şekilde nasıl
kurtulabileceğinizin mantıklı ve çağdaş şekilde araştırmasına giriniz. Tanı
koymak tıp doktorlarının işidir.Hastalığınızın adını ve seyrini kesin olarak
belirletiniz.Doktorunuza, tıbbi tedavilerle bu sorundan kurtulup
kurtulamayacağınızı açık olarak sorunuz ve net yanıt isteyiniz.Tedavisi varderse
önerdiği tedavilere giriniz.Yok derse, deneme türü tedavilere asla girmeyiniz.Bu
bir sedef hastalığı da olabilir, kanser hastalığı da.Kasaba teslim olmuş
kurbanlık koyun gibi kendinizi doktorlara teslim etmeyiniz.Net yanıt alınız...
Tıbbın,kanser ve bazı hastalıklar karşısında çaresiz kalınmasında doktorların bir kusuru yoktur. Doktorlar hastayı inceler, hastalığın adını koyarlar. Sonra tıbbın ikinci aşaması olan "tedavi" başlar. Doktor tüm dünyanın uyguladığı tıbbi yöntemler ve ilaçlara kendi beceri, deneyim ve yeteneğini de ekleyerek sorunu tedavi etmeye çalışır. Ancak bu bir gerçektir ki, tedavinin ilaç aşaması genellikle başarısızlıkla sonuçlanıyor. Mevcut ilaçlar pek çok hastalığın ve özellikle kanser ve lösemilerin tedavisinde yetersiz kalıyor. Bu nedenle hastalar alternatif ilaç arayışına giriyorlar.Alternatif
bitkisel ilaç tedavilerinde de , başarısı kanıtlanmış bir uzmana
başvurmanız gerekir.
Herbalist Atabay Güveloğlu,
alternatif ilaçlar konusunda bilinçli şekilde araştırmalar yaparak önemli
sonuçlar ortaya çıkartmış bir araştırmacıdır. 27 yılda kurtardığı yüzlerce,
hatta binlerce insan olmuştur.
Bitkilerin etken maddeleri yıllar öncesinden
bu güne kadar tüm dünyadaki ilgili bilim adamlarınca ve kurumlarca tespit edilmiştir. Nasıl yararlı veya zararlı olabildikleri yorumlanmış, yazılmış çizilmiştir. Bu konu bir bilim dalıdır. Bitkilerin molekül yapıları tespit edilip dizilmiş ve hatta pek çoğunun bu gün sentetikleri imal edilmiştir. Ancak bunlar zararlı yan etkiler doğurduğundan son yıllarda yeniden doğalları kullanılmaktadır. Durum böyle iken ve bitkisel ilaçlarla ilgilenen ve uygulamak isteyen doktorlarımız devlet okullarınca eğitilmemişken, var olan bir gerçeğe ve bunların insan gibi tabiatın en kutsal en üstün yaratığının iyileştirilmesi için yapılan çalışılmalara engel olmaya kalkışmak
isteyen bazı çıkarcı doktorlar bulunmaktadır ülkemizde.Bitkisel ilaçlara
şiddetle karşı çıkmaktadırlar. Bu tür yaklaşımlar bilim adamlığına yakışmaz diyoruz. Devletten alınan maaşlar, iyileştiremedikleri hastalardan aldıkları yasal paralar bile helal olmayabilir...
Ama şu da var ki, genelde dürüst doktorlar, hastaya ve yakınlarına özellikle kanser konusunda kesin umut vermiyorlar. Alternatif ilaçlara da açık kapı bırakıyorlar. Gerçek ve doğru olan da zaten budur. Doktor tanı koyar, ameliyat yapar, dünyada mevcut olan tedaviler ne ise onu uygular. Ama bilinen yöntem ve ilaçlar yetmiyorsa doktor hastayı niçin kandırıp ümit versin ve boş yere servet tutarında paralar harcatsın. İlaçlarını devlet karşılasa bile yine dünya kadar hasta yakının cebinden paralar çıkmaktadır. Olay, ilaç olayıdır. Doktor, hastasını iyileştirebilmek için inandığı ve ilaç bildiği her maddeyi uygulatabilir. Deontoloji tüzüğünde bu vardır. Bu yetki tıp diploması ile birlikte doktorlara verilmiştir. Doktorun ana görevi iyileştirmektir. Mevcut ilaçlar maalesef pek çok hastalığın tedavisinde yetersiz kalmaktadır. Bu bir gerçektir. Kanser ve lösemi hastaları şu anda uygulanan konvansiyonel tedavilerden kısa bir süre sonra maalesef ölmektedirler. Pek çok kanser türünün tedavisinde, kemoterapik ilaç vs. uygulatmayanlar, ilaç uygulatanlardan daha fazla yaşıyorlar. Üstelik Türkiye'de bazı doktorlar, karaciğer kanserinde ve beyin tümörlerinde bile kemoterapi uyguluyorlar. Dünyanın hiç bir ülkesinde bu tür hastalara kemoterapi uygulanmamaktadır. Zira, %10 bile faydası olmadığı yıllar önce anlaşılmış ve dünya tıp otoritelerince çeşitli yayınlarda açıklanmıştır. Kemoterapi zehiri zaten karaciğerde çözülüyor. Hasta bir karaciğere bir de bu güçlü toksin maddeyi vermek, hastayı bir an önce öldürmek demektir. Nitekim de öyle oluyor.
AYRICA ECZANELERDEKİ PEK
ÇOK İLACIN SAHTE OLDUĞU ANLAŞILMIŞTIR
Hastanın hiç bir organına zarar vermeyecek veya çok az zarar verecek, toksititesi düşük veya sıfır olan ilaçlar gereklidir.
Güveloğlu' nun ilaç çalışması bu yönde olmuş, bitki hücresinden insan hücresine bir nakil ve uyarı olan gerekli ve yoğunlaştırılmış bitki özlerini kullanmış ve başarıya ulaşmıştır. Genetik sorunların dışında, insan metabolizmasının kendi kendisini tedavi edemeyeceği hastalık asla yoktur. Verdiği bitki özleri öncelikle bunu sağlamaktadır.
Güveloğlu'nun da ana felsefesi budur. "Bağışıklık sistemi, yani hücre metabolizması ve beyin hücreleri yeterince uyarılır ve yüksek ve gerekli besinsel destek verilirse insan bünyesi her sağlık sorununun üstesinden gelecek şekilde yaratılmıştır. Sağlıklı hücrelere zarar vermeden, uygun bitkisel maddeleri metabolizmaya yollamak yeterlidir. Gerisini vücut kendisi halleder. Bitki hücresinden insan hücresine yapılan bu biyolojik uyarılarla metabolizma, normal hücre yapısına sahip olmayan bu düşmanı kısa sürede tanıyarak ve buna karşı yeni
lenfositler üreterek düşmanı tüketip yok eder. Bitki özleri, hücre metabolizmasını uyararak onların bozulan çeşitli fizyolojik ödevlerini düzeltmektedirler. " demektedir.
Bu teorisi ve kanıtladığı başarısı, olayı takip eden tıp ve eczacılık otoritelerince de kabul görmüş, hatta şu an, kendisi veya yakınları kanser hastası olan pek çok doktorumuz, Güveloğlu' nun bu yeni bitkisel reçetelerini uygulamaktadırlar. Aşağıda Cerrahpaşa Tıp Fak. Hastanesinde bölüm başkanı olan bir Türk Profesörümüzün Güveloğlu'na yolladığı e-maili de koyduk. Ayrıca soldaki kısımda, bilim adamlarının görüşlerini belirten bir link de vardır. Almanya'nın en büyük kanser kurumunun görevlilerinden Prof.Dr.Mustafa Selli Güveloğlu'na mektubunda "İnsanlığa yapılacak en büyük iyilik sizin şu andaki buluşunuzdur.."demektedir.
HERBALİZM BİR BİLİM DALIDIR
İngiltere başta olmak üzere pek çok
Avrupa ülkesindeki Tıp Fakültelerinde kürsüler açılmış ve bu dallar ihtisas
konusu olmuştur. Dünyanın her yerinden tıp doktorları başvurarak bu dallarda
ihtisas görmektedirler. Burada bu konularda temel bilgiler alan doktorlar,
kendi deneyim ve özel çalışmalarını da hekimliklerini icra ederlerken hastaya
tıbbi tedaviler olarak aktarmaktadırlar. Bitkisel ilaç uygulaması da bu yolla
olur. Güveloğlu gibi araştırmacılar Türkiye'de konu ile ilgilenen
doktorlarımız için bir fırsat ve yoldur. Güveloğlu genç doktorların bu
konudaki başvurularını geri çevirmemekte ve bilgi aktarımını severek
yapmaktadır.
REKLAM YAPMIYOR, BU BÜYÜK OLAYDAN SİZLERİ HABERDAR
EDİYORUZ...
Bu site bir reklam sitesi değildir. Bu sitede insanlar bu benzersiz çalışma ve gelişmelerden haberdar edilmektedir. Zaman zaman Güveloğlu ile ilgili röportajlar, yazı dizileri, televizyon söyleşileri ve bu gibi siteler olmasa, kurtulması muhtemel pek çok hasta ve çaresiz insan haberdar olmayıp, ölüp gideceklerdir. İşte bu sitenin amacı budur. Güveloğlu bir idealisttir. Çocukluğundan bu yana bu konu üzerinde bilinçle ve sabırla çalışmış ve insanlığın hizmetine sunmuştur. O'na o kadar inanmış ve güvenmiş çaresiz insanlar vardır ki,tedavisi için trilyonlar istese verebilecek durumda olanlar vardır. Ancak olayın maddi getirisi daima ikinci planda kalmıştır. Değeri ne ise şirketi maliyetine belli bir kar oranı koyarak verir. Kendisine her kesimden halk yanında çok zengin, ünlü ve kültürlü insanlar da bilinçli olarak başvurmaktadırlar. 1984 de merhum Sakıp Sabancı'nın amcası yine merhum Hacı Mehmet Sabancı kendisi ve eşi için başvurmuş ve çok memnun kaldıkları için yakınlarına da Güveloğlu'nu tavsiye etmiştir. Yine Sayın Rahmi Koç beyin fabrikatör kuzeninin kanser hastalığı için 1991 de yakınları Adana'dan uçakla Amerikan Hastanesi'ne getirmişlerdi. Ayrıca merhum Vehbi Koç beyin büyük kızı sayın Samahat Arsel hanımefendi de 1993 de Güveloğlu'nun o zamanki İstanbul bürosuna şahsen gelerek bir yakınlarının
sağlık sorunu için bitkisel ilaç almışlardı.
1992 yılında, Almanya'daki bir kanser araştırma kurumunda görevli Türk Profesörü Mustafa Selli, Güveloğlu'na bir mektup göndererek kanser ve siroz tedavilerindeki üstün başarısından dolayı kutlamış ve takdirlerini belirtmişti, hatta işbirliği önermişti. Güveloğlu da bu mektubu bir referans olarak gazetede duyurmuştu. Daha sonraki yıllarda, Türkiye'de resmen çalışmak isteyen bu bilim adamına Türkiye Sağlık Bakanlığı bu mektubu gerekçe göstererek (Bilim adamının ifadesi) çalışma izini vermemişti...
Güveloğlu bu baskılar konusunda "Benim başarım bir bilim ve insanlık uğruna çalışmadır. Başarıya giden her alternatif yolda dünya kurulduğundan bu yana insanlara engel olunmaya kalkışılmış, her yenilik bazı çevrelerin çıkarlarına dokunmuştur
ve alternatif teorilere karşı çıkılmıştır,baskılar uygulanmıştır. Bunu
olağan kabul ediyorum. demektedir.
______________________________________________
DÜNYADA ÇARESİ YOK BİLİNEN HASTALIKLAR
DAHİ İLACINI BULDUĞUNDA KESİNLİKLE ORTADAN KALKMAKTADIR.İŞTE AŞAĞIDA BUNUN
BİR ÖRNEĞİNİ İYİLEŞEN İNSANIN MEKTUBUNDAN VERELİM.
Mektubu gönderenin
adı:Fatih Başkaya-Tapu Sicil Müdürlüğü Acıpayam-Denizli Telefonu: 0258 518
10 69 Cep: 0505 255 96 29 - 0542 615 00 79
Tarih- 05-12-2008
Sayın Hocam Atabay Güveloğlu,
Hocam öncelikle selam eder, muhabbetlerimi arz ederim.Ankilozan spondilit
rahatsızlığım sebebi ile size başvurmuş ve tanışmıştım.12 aylık tedavi
bitmek üzere.Rabbime şükürler olsun onun ve sizin sayenizde sağlığıma
kavuştum.
Hocam, değerli emeklerinizin karşılığı değil biliyorum ama, size 2 adet çok
özel kitap hediye ediyorum.İnşallah siz de severek ve beğenerek okursunuz.
Hocam, beni, şu anda dünyada çaresi olmayan büyük bir dertten kurtardınız.
Rabbimin size nasip ettiği bu bilimle daha böyle muvaffakiyetlerin ve
başarıların kapısını aralarsınız inşallah.
Kurban bayramınızı kutluyorum, ellerinizden şükranla öpüyorum.
Selam ve dua ile.
Fatih Başkaya
_____________________________________________
" İnsan büyük bir şeydir ve içinde her şey yazılıdır.
Fakat karanlıklar ve perdeler bırakmaz ki insan,içindeki o ilmi okuyabilsin! .." Hz.Mevlâna
BU BİTKİSEL İLAÇLAR NİÇİN YAYGINLAŞTIRILAMIYOR?
Uluslararası ilaç tekelleri, kendi ürettikleri ve çoğu tedavilerde yetersiz olduğu
ve korkunç yan etkileri görülmüş olan sentetik ve kimyasal kökenli ilaçlarının dışındaki alternatif, bitkisel ilaçlara ve diğer doğal şifa maddelerine fırsat tanımayacak kadar güçlü oldukları için bu ilaçlar ve uygulamalar yaygınlaştırılamıyor. O kadar güçlenmişler ve 3.dünya ülkelerine yerleşmişler ki, kendi ilaçlarının dışında hiç bir alternatife imkan tanımamak için
her tür girişimlere giriyorlar ve görülmedik baskılar uygulayabiliyorlar. Bezen devletin memurlarını, bazen çıkar karşılığı çamur atmayı meslek haline getirmiş sözde medya mensuplarını ve bazen de politikacıları devreye sokarak sistemli bir şekilde baskı uyguluyorlar. Çalışmalara ve uygulamalara ellerinden geldiğince fırsat tanımıyorlar.Olmadık çeşitli entrikalarla alternatif tedavileri engellemeye çalışıyorlar.
Uygarlığımız bu düzeye her konuda Güveloğlu gibi özel araştırmacıların
başarılı çalışmaları ve buluşları sayesinde gelmiştir.İlimin üzerinde unvan
ve rütbe yoktur. Aslolan, insanlığın emrinde olmak ve insanlığa faydalar
sunabilmektir.
Hiçbir başarı kendiliğinden olamaz ve bilim sonsuz olduğu için, bu iş buraya kadar da denilemez. Dün Kızılderili yerliler söğüt yapraklarını ve kabuklarını ateşli hastalıklarda kaynatıp içerek iyileşmeseler ve bir araştırmacı da bunu keşfetmese idi bu gün harika ilaçların başında gelen "Aspirin" olmayacaktı. Amazon yerlileri sıtmada kına kına ağacı kabuklarını içerek kurtulmasalardı halen sıtmanın tek ilacı olan "Kinin" bulunmayacaktı...
Bu nedenle, maalesef bazı tıp profesörlerinin yaptığı gibi, önyargılı olmadan, hatta o konuyu bilmeden hemen karşı çıkmak hiç bilimsel ve dürüstçe davranış değildir. İlimin üzerinde unvan ve rütbe yoktur. Her çalışma insanlık içindir. Önemli olan, ulaşılan sonuçtur. İnsanlığa sunulan önemli hizmetlerdir.
Ampulden ses kayıt aletine kadar, dünyanın en büyük buluşlarının sahibi olan T.A.Edison ilk okul mezunu bir araştırmacı idi.
17 Aralık 1903 de, insanın motorun gücü ile uçabileceğini kanıtlayan ve ilk uçağı yapıp uçuran Wright Kardeşler, ilk okul mezunu birer bisiklet üreticisi ve tamircisi idiler. Ama bu 16 saniyelik uçuş,bakınız nerelere geldi. İnsanoğlu,bu iki bisikletçi kardeşin, havadan ağır bir maddenin motorun gücü ile uçurulabilmesi ve yönlendirilebilmesini ispatından sonra bırakınız uçmayı, bu buluşu yıldızlara yerleşmeye kadar götürmek üzeredir.
Uygar yaşamımızın en fazla gereksinim duyulan cihazı olan telefonun mucidi de bir elektrikçi veya elektronikçi değil, bir sağır-dilsiz öğretmeni olan Graham Bell' idi.
Önemli olan meraktır, araştırmaktır ve ortaya pozitif bir sonuç çıkartmaktır. Gereksinim duyulan bir konuda adım atılmışsa destek olmak lazımdır. Bir tek kibrit çöpünün dev bir ormanı yakıp hükmü altına alacağını unutmamak gerekir. Güveloğlu'nun yaptığı bu çalışma ve başarılar şu anda büyük ve şaşkınlık veren gelişmeler görülse de, aslında bilim dünyasında ancak bir kibrit çöpü kadardır.Bu kıvılcımı alarak genişletmek gerekmez mi?
Burada Güveloğlu'na başvuran ve birkaç ay ömrü kaldığı bilinen kanserli veya sirozlu çaresiz bir hasta tamamen kurtulabiliyorsa, veya lupus gibi, sedef gibi, alopesi gibi,
kolitler gibi çaresi yok denilen bir hasta eğer Güveloğlu'nun buluşu olan bazı bitki özleri ile bu sorundan iyileşmişse ve iyileşebiliyorsa burada durmak gerekir. Burada, insanlık için daha önce benzeri bir örneği olmayan durumlar var demektir. Bu kişinin bağlı olduğu bir devlet vardır. Bir kamu oyu vardır. Bir sağlık bakanlığı ve işi bu olan bilim yuvası üniversiteler vardır. Niçin bu olayın değerlendirilerek Türk ve dünya insanlarının emrine en iyi ve daha gelişmiş bir şekilde sunulumu sağlanmamaktadır.
Çok düşündürücü değil mi?
Yok, eğer bu adam bir şarlatansa, içlerinde tıp profesörleri, bakanlar, milletvekilleri, genel müdürler ve paşalar bile bulunan bilinçli bunca hasta insan tesadüfen mi iyileştiler?
Önce bu iyileşen insanlar doğru mudur, araştırılsın. Hastalık öncesi ve sonrası yapılan muayeneler ve tedavilere ait dosyaları incelensin. Madem ki zararsız maddeler ve madem ki tedavi sağlıyor, o zaman bu ilaçlar devletçe resmen tanınsın ve kodekse alınsın, hastalara uygulansın. Dünyaya duyurulup bir sağlık turizmi sağlansın. Bu bir insanlık görevi değil midir? Amerika veya Avrupa ilaç firmalarının çıkardığı ve dev rakamlarla devletimize ve vatandaşlarımıza sattığı yetersiz, hatta öldüren ilaçları milletçe kullanmak zorunda mıyız?
Ama, ilaç patent yasasının bile olmadığı şu anda devletin karşısına bir ilaç buluşu ile çıksanız, kodekse girmeyi bırakınız, kodese bile sokarlar insanı...
İŞTE BİR ECZACININ GÜVELOĞLU'A GÖNDERDİĞİ MAİL
AŞAĞIDADIR...
----- Original Message -----
Sent: Thursday, July 05,
2007 1:41 AM
> Merhaba;
> Ben Eczacı Zehra, sitenizi daha önceleri bir çok kez incelemiş bazı
> araştırmalarımda da kaynak olarak kullanmıştım.Şu anda yine bir araştırma
> yapmaktayım ve bu konuda yardımınızı alabileceğim güvenilir bir kaynak
> olduğunuz düşünüyorum.Fazla vaktinizi almadan konuya girmek
> istiyorum.Araştırma konum şöyle;elimde hemoroid tedavisinde kullanılmak
> üzere hazırlanmış bitkisel kaynaklı üç farklı farmasötik
> formda (merhem,bitkisel çay ve pansuman amaçlı solüsyon)preparat var,bu üçü
> kombinasyon halinde hastalar üzerine denenmiş ve başarılı sonuçlar
> alınmıştır.Hazırlayan kişi(ki araştırma konusunda eczacı olarak geçiyor)
bu
> üçlü kombinasyonu (preparatlar ayrı ayrı olacak şekilde kombinasyon veya
> herbiri tek başına bir ürün olacak şekilde) eczanelerde satılabilecek
> müstahzar haline getirmek istiyor,bunun için izlenmesi gereken prosedürler
> hakkında bilgiler toparlayıp bir sunum yapmam gerekiyor.Bu maili yazmadan
> önce birçok araştırma yaptım ve bu konuda en iyi bilgiyi sizin
> verebileceğinizi düşündüm ya da yol gösterebileceğinizi düşündüm.Ürünün
> patent alması,denekler üzerinde denenme aşaması,formülasyon,üretim
> aşaması,üretim yeri,ürünün nereden hangi onayları alması gerektiği,tarım
> bakanlığından ruhsat alma aşaması ile ilgili kısımlarda vakit ayırıp
> yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.Çalışmalarınızda başarılar dilerim..
GÜVELOĞLU'NUN NOTU:
Not: Hiç bir bilim adamı şu anda Türkiye'de hiç bir ilaç için ne patent
alabilir,
ne de doğrudan üretim yapabilir.Eczanelerde satılan ve gıda özelliği dışında olan
tıbbi
ilaçların
% 100 ü önce dış ülkelerde bulunup patentleşip, eczanelerinde 2 yıl satılmış, sonra
bizdeki fabrikalarca lisansları alınarak üretilmiştir.Öyle
kolay olsa idi Güveloğlu'nun heykelini dikerlerdi...Burası TÜRKİYE!
İŞTE TÜRKİYE'DE İNSAN TEDAVİSİNİN DURUMU
AŞAĞIDAKİ GİBİDİR MAALESEF. BİTKİSEL İLAÇ VEREMEDİĞİMİZ BİR HASTA YAKINININ MAİLİNİ VERİYORUZ AŞAĞIDA.
----- Original Message -----
Sent: Friday, August 22, 2008 5:33 PM
Subject: kanser hk.
Sayın Güveloğlu ben daha
öncede size yazmıştım. ne yazık ki daha teşhisini bile net koyamayan
doktorlarımız yüzünden hem hastamız hem de biz maddi manevi çok
yıprandık.doktorlar yumurtalık kisti deyip yumurtalıkları aldı.kanama ve aşırı
kansızlık yüzünden doktorlar çaresiz kalıp kanser tedavisine başlamadan ölüme
terk ettiler.ameliyattan sonra bir hafta on gün içinde ölür dedikleri hasta hala
yaşıyor.tabi acılar içinde yaşamak denirse.hasta kaserden değil kansızlıktan
ölüyordu.şu an hastanede yatmakta.ölümü bekliyor.benim kanaatimce hastayı
iyileştirmek yerine üniversite öğrencilerine hastalık araştırmasında tez konusu
olarak kullanıyorlar.belki çok yanlış düşünüyor olabilirim . bu düşüncem
doktorlara güvenimin kalmayışından.hasta çok genç 25 yaşında ve iki çocuğu
var.bizlerde bir şey yapamıyoruz.doktorlar eklemlerinden ve sindirim sisteminden
şüphe ediyorlar.ediyorlar da ne yapıyorlar bilmiyorum.hastalık açığa çıkalı 2
aya yakın oldu.ameliyatı kapandı.kendi çabamızla hazırladığımız bal
karışımlarının faydası olduğunu düşünüyorum.her derdin dermanının doğada
olduğuna inanıyorum.sizinle de bu yüzden derdimizi paylaşıyorum.maddi durumumuz
çok kötü.hastamıza maddi ölçü koyamam ama parasızlık pes ettiriyor.yapılabilecek
bir şey var mı sizce?ALLAH derdi verir dermana da sebep kılar.hayra vesile
olmanız dileğiyle . ELİF DEMİRBAŞ İSTANBUL
“KÖRLER, GÜNEŞİ GÖRMESE DE GÜNEŞ VARDIR."
(ATASÖZÜ)
Üzülerek belirtmeliyim ki, insan sağlığı ülkemizde
tamamen kapitalist görüşler doğrultusunda şekillenmektedir.
Op.Dr.S.Serhat Duruhan Beyin
Ve Sinir Sistemi Cerrahisi Uzmanı
HER BULUŞ SAHİBİ ZORLUKLAR GÖRMÜŞTÜR...
Dün, dünyanın düz değil, yuvarlak olduğunu, güneşin ve kendi ekseni etrafında döndüğünü iddia eden o devrin bilim adamı Galille'yi "Dünya düzdür ve sürekli gidilirse boşluğa düşülür"diye iddia eden otorite sahibi kral ve papazların prestijleri ve çıkarları sarsıldığı için yakarak cezalandırmak istedikleri gibi, aynı zihniyet niyet, bu gün de her yeniliğe "şarlatanlık" diyerek karşı çıkıp, çıkar çarklarını ve hep biz biliriz iddialarını yürütmeye çalışmaktadırlar. Ama olayın gerçekliği gün gibi ortadadır...
Güveloğlu, uygarlık tarihine sağlık konusunda adını yazdıracak olan bilim
adamlarından birisidir. Bugün, araştırmaları için hiç bir kurumdan parasal
yardım almadan, çeşitli yasal zorluklarla mücadele ederek geldiği noktada, şimdi sadece bu başarılarını bilen ve duyan bilinçli insanların faydalandığı bitki özleri formüllerinden yakın gelecekte tüm dünya insanlarının yararlanacağına,
ve bu bilimin başarılı şekilde süreceğine inanıyor, tüm hastalara sağlıklar diliyoruz.
“Hiç bir şey, çıkar gruplarının etkisinden daha
tehlikeli değildir.”
Jean - Jacques Rousseau
 |
| BU GERÇEK BİR SAĞLIK REFORMUDUR.. |
|
|
"İlim öyle bir şeydir ki,sen ona tam gücünü vermedikçe, o sana yarısını bile vermez..." (Ebu Yusuf )
----- Original Message -----
From: "yeşim akgedik"
Sent: Thursday, November 02, 2006 6:12 PM
Subject: küçük hücreli akciğer kanseri!
Sn. Atabay GÜVE LOĞLU
Merhaba, saygılar, 2 gün önce kız kardeşim size küçük hücreli akciğer kanseri olan babamla ilgili fax göndermişti. Sizden cevap gelmesini bekliyoruz. Kendim eczacıyım. Sizin
kanserden kurtardığınız Reşit AKÇAN beyefendi ile telefonla görüştüm. Onunda küçük hücreli akciğer kanseri sayenizde yendiğini öğrendim. Sizden övgüyle bahsetti. Çalışma ortamınızın mükemmelliğinden söz etti. Çok yoğun olduğunuzun bilincindeyim. Babamız için sizden yardımcı olmanızı istiyoruz. Şu an İZMİR TEPECİK HASTA HANESİNDE tedavi görmeye başlatıldı. 2 Kez kemoterapi aldı. Bu mesajımıza en kısa zamanda cevap verirseniz bizi çok mutlu edersiniz.
Bu arada eşim MERSİN'Lİ ve kendisi maden mühendisi MERSİN'DE ve TÜRKİYE'DE hatta dış ülkelerde başarılarınızı duymuş ve sizinle en kısa zamanda irtibata geçmemizi istedi.Babam 53 yaşında emekli okul müdürü yardımcısı.
SAYGILARIMLA;
ECZ.TÜLAY AKGEDİK
SN:ATABAY GÜVELOĞLU
OCAK ayında size
başvurmuştum polikistik over sendromu rahatsızlığı ile 2 yıldır doktorlara
gidip gelmeme rağmen gebe kalamamıştım.Fakat sizin göndermiş olduğunuz
bitkisel ilaçlar ile şuan 1,5 aylık hamileyim.Başarınızdan ve bana göstermiş
olduğunuz ilgiden dolayı size çok teşekkür eder, çalışmalarınızda
başarılarınızın devamını dilerim.
SAYGILARIMLA
AYSUN ŞAKAR
----- Original Message -----
Sayın Herbalist Atabay;
Çalışmalarınız karsısında nutkum tutuldu. Daha önceleri de varlığınızı
biliyordum ancak bu denli geniş kapsamlı olabileceğini anlamamıştım. Bu
kadar çok dua almak nasıl bir şey acaba ? Yüce Allah sizi korusun. Size ve
ekibinize iyi çalışmalar diliyorum.
Lütfen zayıflama ile ilgili olarak önerinizi ve bu konuda kullanmam
gerekeni
tavsiye edip, nasıl temin edeceğim hususunu açıklarsanız çok sevinirim.
Sonsuz saygılarımla,
Mehlika Hitit - Bodrum
İMKANSIZ BEHÇET HASTALIĞI
DAHİ GEÇEBİLİYOR...
İyi günler,
Sizlere, daha önceden sizlerin ilaçlarını kullanmış bir hastanızdan
ulaştım. Kendisi sizlerin sayesinde Behçet hastalığını yenmiş. Bir
çalışma arkadaşımız Behçet hastalığından muzdarip. Çalışma şekliniz
hakkında bilgi verebilir misiniz. Herhangi bir test veya tahlil sonucu
gerekiyor mu?
Teşekkürler
SOSYAL FOBİDEN
İLAÇLARIMIZLA KURTULDU...
----- Original Message -----
From: calkul@hotmail.com
Sent: Wednesday, October 08, 2008 9:47 PM
Subject: SOSYAL FOBİ
Merhaba. Sitenizi internetten
araştırma yaparken buldum. Geçmişte sosyal fobi olan bir arkadaş
bu hastalıktan ilaçlarınızla kurtulduğunu ve bu başarıyı sizin
sitenizden araştırma yaparak sağladığını söylüyor. Ben de aynı
sorunu yaşıyorum.Vereceğiniz bitkisel ürünü sizden sağlayabilir
miyim? Cevap yazarsanız bile yardımcı olacaksınız. Şimdiden
teşekkürler.
----- Original Message -----
From: Gurhan
To: bilgi@atabayguveloglu.com
Sent: Tuesday, September 19, 2006 5:16 PM
Subject: Amerika'dan Sizi Arayan Bendim...
Merhaba Atabay Bey,
Bugün sizi Amerika'dan arayan bendim ancak telefon bağlantısı bozuk olduğu için görüşemedik.
Ben Amerika'da (Virginia) Herbalist olmak için eğitim alıyorum ve Türkiye'de bu konu üzerinde çalışan birisiyle beraber çalışmak için araştırma yaparken sizin hakkınızda çok şey okudum. İsteğim sizinle beraber çalışıp, sizin yaptığınız bitkisel ilaçları buraya getirmek.
Bitkisel ilaçlar yanında İngilizce'de "holistic healing" (Türkçe'sini bilmiyorum) denilen bir dalda da eğitimim vardır. Benim amacım herbalism ve holistic healing'i birlestirmek.
Bana herbalism konusunda yardımcı olursanız çok sevinirim...
Saygılarımla,
Gürhan Demir
______________________________________
----- Original Message -----
From:
seren tunalı
Sent:
Thursday, March 06, 2008 12:39 PM
Subject:
Teşekkür ve rica.
Sevgili Atabay Güveloğlu Bey,
Nasılsınız?
Hatırlarsanız babam KKTC Tarım Bakanlığı Müsteşarı Tözün Tunalı
Kibris'tan gelip sizden kanser olan anneannem için bir koli ilaç temin
etmişti. Anneannemin her gecen gün daha iyi olduğunu görmek bizi
gerçekten çok memnun ediyor. 1 ay sonra tetkikleri yaptırıp
sonuçları alacağız ve sizi durumdan haberdar edeceğiz.Şimdiden çok
teşekkür ediyoruz.
Bugün Size mail atmamın diğer sebebi; Bir yakınımızın bebeğinin (.....)
Eğer sizde bunun çaresi var ise bana mail yazarsanız çok memnun olurum
ve hemen aileyi size yönlendiririm ve sizinle irtibata geçerler ve
ilaçları temin ederler.
Burada mimarlık okuyan kızınız Yaprak'ın numarasını bize yazarsanız
elimizden geldiğince ilgilenmeye çalışırız. Bir şeye ihtiyacı olursa
yardımcı oluruz.
Sevgiler Saygılar.
Seren Tunalı.
____________________________________
BİR WEB SİTESİNDEN ALINTI AŞAĞIDA
Bitkisel tedavi hk.
Arkadaşlar,1,5 yıl kadar önce kayınvalidem kanser
hastalığının maling melonom diye bir türü var.en tehlikelisi
olandan.kaybettik.ben o zamanlar bu hastalığın tedavisi var mıdır
derken internetten araştırma yaptım.ama maalesef yoktu.dünyada bu
türden kurtulan tek insan yok.araştırmalarımda bir siteyle
karşılaştım ve eşimle mail attık.bize aşağıdaki samimi olduğunu
düşündüğümüz cevap geldi:
Geçmiş olsun.Çok üzgünüm.Bu kanser türünü
hiç bir ilaç maalesef tedavi edemiyor bu günün teknolojisi ve tıbbı
ile.Bu tür RT vs. yöntemlerle gittiği yere kadar götüreceksiniz.
Allah yardımcısı olsun.
Saygılar.
Atabay Güveloğlu
Yani istese adam bizim o anki durumumuzdan faydalanarak parayla ilaç
verebilirdi.bizde o anki ruh halimizle mecburen alırdık.kim olsa
aynı şeyi yapardı.sonuçta ortada bir can var.yani bize gelen
mesajıyla Atabay bey in para gözü biri olmadığını anladık.ama
sonuçta 3-4 ay içinde annemiz vefat etti.
ben o zamandan beri sitesini ara sıra girip ziyaret ediyorum.ve
arkadaşlar o kadar çok kanserli hastayı iyileştirmiş ki.hastalar ve
yakınları hayretler içinde kalıyor.modern tıptan umudunu kesenlerin
2.kapısı gibi.şimdi bunu niye yazdın diyenler vardır.balıkla da
ilgisi yok ama bu amansız hastalığa yakalanan lar için belkide umud
kapısı olacaktır.
BENİM KESİNLİKLE REKLAM FALAN YAPTIĞIMI DA DÜŞÜNMEYİN.
Sadece zor durumda olan varsa belki bir çare olur diye
paylaşmamdandır.
Teşekkürler.
http://www.amatorbalikci.net/
____________________
----- Original Message -----
From: "hatice" avcioglu_1@hotmail.com
To:
Sent: Thursday, July 06, 2006 8:26 PM
Subject: TEŞŞEKÜRLER ATABAY BEY
SİZ DEĞERLİ İNSAN ATABAY BEY ;
SONSUZ TEŞEKKÜRLER... BENİM KIZ KARDEŞİM
BUNDAN 4 AY ÖNCE BİR YAKINIMIZ İÇİN KAN VERMİŞTİ.
BİRKAÇ GÜN SONRASINDA HEPATİT-C OLDUĞUNU ÖĞRENDİK. KIZ KARDEŞİM 28 YAŞINDA. BU HABER BİZİ ÇOK ÜZDÜ. HEMEN TAHLİL YAPTIRDIK. KENDİMİZE BİR DOKTOR BULDUK. TAHLİLLER BİRKAÇ KEZ YAPILDI. EVET HEPATİT-C VİRÜSÜ VARDI VE BU HASTALIĞIN KESİN TEDAVİSİ DE YOKTU. YAPILMASI GEREKEN SADECE DÜZENLİ KONTROL VE KENDİNE İYİ BAKMAKTI. YOKSA SONU TELAFİSİ KOLAY OLMAYAN SONUÇLAR DOĞURABİLİRDİ.AMA BEN BU HASTALIĞIN TEDAVİSİNİN BİRİLERİ TARAFINDAN YAPILABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORDUM. UMUDUMU HİÇ KAYBETMEDİM. VE HERHALDE ALLAH'IMIN İZNİYLE ATABAY BEYİN SİTESİNİ BULDUM. TAMAMEN TESADÜF SONUCU BULDUM. AMA İNANDIM. SİTEDE YAZAN TÜM YAZILARI OKUDUM. ATABAY BEY GERÇEKTEN ÇOK HAKLIYDI. İNANMAK VE TÜRK HEKİMLERİN DE NELER BAŞARDIĞINI GÖRMEK ÇOK ÖNEMLİYDİ 03.07.2006 P.TESİ KARDEŞİM 4 AYLIK KÜRÜN SONUÇU OLARAK TAHLİL YAPTIRDI. EVET TAHLİL SONUCUMUZ ÇOK GÜZELDİ. HEPATİT-C TAMAMEN GİTMİŞTİ. BUNA İNANMAK ZOR... AMA BAŞARMIŞTIK... KARDEŞİM SİZ ATABAY BEY SAYESİNDE TAMAMEN İYİLEŞTİ.
HER ŞEY İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ ATABAY BEY...
VE SEVGİLİ SEKRETERİNİZDEN DENİZ HANIM KARDEŞİM SİZE DE ÇOK TEŞEKKÜR EDİYOR.YAKIN ALAKA VE İLGİNİZE....
HER ŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN...
avcioglu_1@hotmail.com
----- Original Message -----
Sent: Friday, October 17,
2008 10:55 AM
Subject: Hepatit-C için
teşekkür.
Sayın ATABAY BEY, merhaba
Önerileriniz doğrultusunda Haziran
2007 tarihinde başladığım Kronik Hepatit-C tedavisinin
bitiminden 3 ay sonra yaptırmamı istediğiniz HCV-RNA sonucu
3.kez NEGATİF geldi.İlaçlarınız bu öldürücü sorunumu silmiş.
Yardımlarınız için teşekkür eder
çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Saygılarımla, Metin KARAMAN.
From: Dilara Yaylaoglu
Sayın Atabay Bey,
Sizin adresinizi arkadaşım Zehra'dan aldım onun kanser babasını
ayağa kaldırmışsınız resmen bir mucize gibi. benim babamda maalesef
kanser hastası almancasi Blasentumor idrar torbalarından baya
büyümüş tümör kara ciğerine kaplamış az sağ böbreğine ver
akciğerlerine akciğerlerini tam sarmamış ama nefes almakta
zorlanıyor 4mm kadar büyüklüğünde imiş (.....) babamın raporlarını
fakslan tercüme etmeden gönderiyorum.şimdilik hoşça kalın.
Saygılarla
Ayten Yaylaoğlu
Adres: Mozartstrasse 7 88255 Baienfurt Deutschland
Tel: 0751/544500
sayın atabey Güveloğlu. sevgili babamızın yakalanmış olduğu
hepatit c virüsünü sizin göndermiş olduğunuz bitkisel ilaçlar
sayesinde 5 ay gibi kısa bir sürede negatife çevirmeyi başardık.
yardımlarınız ve hoşgörünüz için sonsuz teşekkürler. Allah razı
olsun.
----- Original Message -----
Sent: Thursday, February 26, 2004 8:49 AM
To: "atabay_güveloglu"
Subject: Hepatit hakkında
Sayın Güveloğlu,
Hepatit B hastalarında verdiğiniz bitkisel ilaçla viral yükü tamamen negatifleştirdiğinizi öğrendim.
Verdiğiniz bitkisel tedavinin içeriğini öğrenebilirsem mevcut hastalarımızda
da kullanabileceğimizi düşünüyoruz.
Cevabınızı en kısa zamanda bekliyoruz, saygılarımla.
Prof. Dr Fügen Çullu
----- Original Message -----
Sent: Thursday, May 15, 2008 2:39 PM
Subject: kaş ve kirpik dökülmesi
Size abi demek istiyorum çünkü
bunda yaklaşık 2 sene önce bana hayatımda unutamayacağım
büyük bir iyilik yaptınız size halen müteşekkirim hocam.Ben 2
sene önce yoğun stresten kaynaklanan
ve uzun yıllar çaresini önce tıp doktorlarından aradığım ama
iyileşemediğim sorunumun şifamı sonunda sizin vesilenizle
sağlığıma kavuştuğum ( alopesia hastalığı). Tamamen dökülen
saçlarım sizin uyguladığınız formüllerle tekrar eski haline
döndü.Büyük bir iyileşme baş gösterdi.
Teşekkür ediyorum.Allaha emanet
olunuz. &nbs